Ana Sayfa ]|[
|[
Arşiv ]|[
|[
Myspace im ]İzmir'den enstantaneler

1.Herkes gibi kırmızı ışıkta bekliyorum.yanımda bekleyen üç tane zırtapoz tipli heriflerin diyaloğu.-"Oğlum şu bacaklara bakın len.One abi.A.g daha önceden kırmızı ışıkmı vardı yüyüyün len geçin a.g " Biraz entellektüel psikomanyak bir diyalog,Bu da gösteriyor ki İzmirde pekte o kadar rahat etmek iyi degil.
2.Arkadaşımla buluşmaya gidiyorum Karşıyaka'ya.Hayvanın biri dolmuşun içinde resmen yere balgam attı.Söylenilecek başka söz var mı?
3.Bostanlı,Karşıyaka,Kordon sahillerinde görmediğiniz kadar şarapcı,otçu,hapçı,yankesici,içkici görmeniz mümkün.Nerde bunun güvenilirliği nerde bunun özğürlüğü.Dolaşırken tedirgin olmamak elde degil.
4 .Daha önce izmir kızları hakkında burada sövmüşştüm tekrar anlatmaya gerek yok.
5.Anlayacağınız İzmir artık eski güzel İzmir degil.Gerek İzmir dışından gelenler,gerek giderek sanayileşmesi (Bir yönden iyi birşey olsada),sanayileşmenin sonucu doğa tahribatı oluşması ,insanların özğür düşünce adı altında giderek yozlaşması Güzel İzmirin cildinin bozulmasına yol açmıştır.Neyse kapamak lazım bayramlık ağzımı yinede şunu eklemeden geçemiycem;herşeye rağmen seviyorum İzmiri diyenlerdenseniz bilinki bende sizdenim ;)
Yorum ( 4 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|
Gelde içme şimdi

Dayanamadım öyle gazetede reklamını görünce sallayı verdim elimi kaptım yeni rakımı dalıverdim hayallere. Şimdi şöyle bir sahil kenarında,iskelede günbatımını izlerken,fonda Hüsnü'nün klarneti eşliğinde İstanbul istanbul olalı parça çalarken,denizin o mis kokan kokusu rüzgarın eşliğinde yüzüne çarpıyorken,alıp o buz gibi rakıyı lıg lıg yudumlamak vardı...
GEL DE İÇME ŞİMDİ ...
Şarkıyıda patlatayım Hüsnü abimizden
(Özenmeyin yan etki yaparım)
Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|
Savaşın çocukları
Allah belasını versin Amerika'nın İsrail'in kısacası emperyalist,sömürgeci devletlerin, masum insanları,çocukları katledenleri.
İnsan olmaktan utanıyorum.Bazen kendimden bile utanıyorum biryerde eli kolu bağlı ölümü bekleyen insanların olduğunu bildikçe geçici zevkler hevesler peşinde koşmaktan utanıyorum.Ufacık şeylere isyan ettiğim zamanlar aklıma geliyor da meğer ben ne asalak gerizekalı bir yaratıkımışım.Ölümü beklemek hemde ne için öldürüldüğünü bilmeden insan gibi yaşamadan,insan gibi ölmeden,şerefsizce katledilenler varken.Gelin biraz düşünelim elimizden ne geliyorsa kendimizce yapalım.İsrail,Amerikan mallarına boyun eğmeyelim.Kullanmayı bırakalım.Bize düşen görevi yerine getirelim.
SAVAŞA DUR DE ... burdan
Yorum ( 2 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|
Barış akarsu öldü

Toprak kokan şehir,Deniz kokan şehir
Sevda kokan şehir,Büyüsüyle bekler seni
Caddeler ıslak gözyaşlarıyla
Gitmem bu gece gidemem artık olmasanda
Gitmem bu gece olmasanda
Hava ile bütün,Su ile bütün
Güneşle bütün şehir,Bıraktığın zamanki gibi
Loştur heryer hayalin gibi
Gitmem bu gece gidemem artık olmasanda
Gitmem bu gece olmasanda
Oysa artık düşlerimde Yanlızlık da aşktır bu şehirde
Karanlıkta aşkır sensizlikte
Gitmem bu gece gidemem artık olmasanda
Gitmem bu gece olmasanda
1979 - 2007 .. Barış Akarsu - Güzel adamı kaybettik..
Genç yaşta,hayat dolu,müzikle dolu bir adamı daha kaybettik. Hiç kimsenin içi elvermiyor bu duruma ama Dünya acımasız.Genç,yaşlı,iyi,kötü dinlemiyor..
Tüm sevenlerinin,dostlarının, ailesinin ve tüm Türkiye'nin başı sağolsun...
O' da herkes gibi unutulup gidecek ama unutulmayan tek şey olacak o muhteşem yorumladığı şarkıları , gülen yüzü, uzun saçları ve ışık saçan gözleri...
Sevdiğim bir şarkısıyla veda etmek istiyorum.Amasra ...
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|
Rehber olmak istiyorum

Meslek grupları arasında karakter olarak en rahat, en cool,en vurdum duymaz, en çenebaz, en sorunlu , en hiperaktif ,en çok bilmişlik ,en asabi en,en, en :) böyle birbirinden aykırı karakterleri barındıran hep en lerle dolu bir meslek grubu rehberlik.Sürekli gezip farklı milletten insanlara ülkemiz kültürü,tarihi sanatı,halkı,yaşantısı hakkında bilgi vermek için çabalıyorsunuz.Her gün yeni birşey öğrenebileceğiniz,bende bu dünya insanlığı için birşeyler yapıyorum diyebileceğiniz bir meslektir.
İşimden dolayı (resepsiyon) çeşitli turlardan rehberleri tanıma fırsatı buluyorum.çoğuyla az çok diyaloğa giriyorum ( moloz olanlar hariç ) Fırsat buldukça sorular yöneltiyorum.
Örnegin;ben rehber olmak istiyorum ama hangi dil daha avantajlı ? Aldığım tüyoyu veriyorum değerimi, bilin ;) Aldığım cevap Korece'ydi.Türkiye' de sadece 10 tane korece bilen rehber varmış ve bu sektörde korece bilen rehber aranıyormuş...
Vallaha rehber olmak istiyorsanız durmayın hemen korece oğrenin.sonrada çeşitli kurslar sınavlar derken sonra bir bakmışsınız rehber olmuşsunuz.
Rehber olmak istiyorsanız şuradan bilgi alablirsiniz

Rehber olmanın duygularını yaşamadığım için duyguları ifade edemiyorum. Bence bu mesleğe 30 yılını vermiş bir rehberden dinleyin.Şöyle ki;
" Anımı anlatmadan önce bir gerçeği içtenlikle belirtmeyi isterim: Dünyaya on defa daha gelsem yine turist rehberi olmak isterdim. Çünkü rehberliği ben çok ama çok sevdim. Otuz yıl sürdürdüğüm bu işte zevkli, enteresan yıllar yaşadım. Türk turizmine katkıda bulundum." Devamını oku...
(konuyla az alakasız ; ))
Türk gençliğinin öss' ye kendini endexlediği şu dönemlerde aslında öss'nin ve üniversitenin sadece bir araç olduğu ama bu aracı hiç kullanmadan kendimiz geliştirerekte bir çok şeyi başarabilecegimizi,herşeyin üniversiteden ibaret olmadığını, her üniversite bitireninde adam olmadığını vurgulayalım !!!
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|
Geyik muhabbeti

(tamamen saçmaladım)
Bu aralar yeni hayat düzenime uyum sağlamaya çalışıyorum.Seni ihmal ettiğimin farkındayım blog bozuntusu...Sana bişeyler aktarabilmem için biraz beni yanlız bırakman gerekiyor.Bozulma bak bir kendimi toparlıyım döncem sana .Çok uzun degil merak etme kafamdaki şu düşünceleri bir oturtayım.Belki yarın belki yarındanda yakın.İlk fırsatta döktürüyorum sana...
Yaz geldi.Cıvıl cıvıl günler geçiriyoruz.Bütün kışın stresini yorgunluğunu üzerimizden atmak için kendimizi dışarılara atıyoruz.Arabayla piyasa yapan gençlere sık sık rastlarız bu günlerde.Ben buradan onlara bir iyilik yapmak istiyorum.Çünkü hala sentello çalanlar var : ) Geçen eve doğru geliyordum eski kasa ford içinde iki tane keko açmışlar sentelloyu (ne gıcık oluyordum o parçaya halen dinleyen varmış) sanki arabanın içinde Takan'la Mustafa Sandal var bütün herkes onlara bakıyor gibi bir surat ifadeleri.Neyse ben burdan o iki genç delikanlıya bir iyilik yapıyımda sevaba gireyim blogüstü.
Size bulduğum arabada güm,güm dinleyebileceğiniz bir parça.İsmini söylemem
bulun işiniz ne...(bilen bilir zaten) Müzik li günler,iyi dinlemeler...
Bu duvar yazısını çok tuttum sık sık söylüyorum bu aralar...
Birden herşey hayatta hep ters gider...
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|
İş arıyorum

MONOTON GÜNLER (özlemişim blog umu... başlık nası seo :D )
Hayatta kendi ayaklarınız üzerinde durabilmemiz için sürekli kendinizden bi parçanızı feda edip çalışma hayatına vermeniz gerekiyor.
Bende bu sıralar yeni işime başlayıp tam özgür hayatımdan biraz fedakarlık edip kendimi işime vermiş bulunuyorum.Bilgisayar programlama okumuş olmam ve işletme okuyor olmama rağmen bu turizm sektörü hiç peşimi bırakmadı.Akçay'da 2 yıllık bilgisayar programlama okurken aynı zamanda barda çalışıyordum.Akçaya veda ettikten sonra devamındaki yaz Dikili'deki gardena beach clup ta çalışma hayatına devam ettim (çalışma denirse tabi 24 saat deniz,kum,güneş,eğlence ) Burayıda fethedip hatırı sayılır dostlar kazandıktan sonra Açıköğretim işletme bölümüne kayıt oldum.Haliyle açıköğretim hayatına balıklama dalınca çalışmak şart olmuştu benim için uzun bi süre kafama göre bir iş aradım ama yok:) Bilgisayar sektörüne girsem belli durum ayakçı olarak başlıyacaksın bu durumda bana gelmez.Velahasıl kelam kardeşimin turizm okumasından dolayı bu sektörde çevresi vardı."Bir otel var abi resepsiyonist arıyorlar dedi çat pat ingilizcende var sen gir"diye bana söyleyince hiç düşünmeden kabul ettim.Görüştüm falan aklıma yattı.60 odalı büyük sayılabilecek bir otel.Yerli müşteri azınlıkta,çeşitli tur acentalarıyla anlaşmalı bir otel.Gruplar halinde turistler geliyorlar ve otelin tamamına yakını onlar tarafından doluyor diğer kalanlarda uçuş olarak tabir ettigimiz
türk müşteriler oluşturuluyor.Bu arada ingilizcemi geliştirmek içinde bana büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum.Henüz bir haftalık bir dönemin içinde olmama rağmen çok farklı olaylar ve anektotlar yakaladım fırsat buldukça bunlarıda bir bir aktarıcağım.
Şimdilik murat amerika.
Yorum ( 3 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|
Kralını tanımam
Lan blog'tan şu yazıyı alıntı yapmayı çok uygun gördüm.Kendisi çok güzel ifade etmiş bundan daha edepli ifade edebilecegini sanmıyorum.Halim budur,ortamım budur buda biz blogculardan tüm yalak.sülük,oynak,kıvrak,ahenkli,kendini tilki sanan tüm lavuklara gitsin...
"Lan blog çok bozuğum bu sıralar, canım acaip sıkkın ama bir tarafım çok huzurlu iyiki varsın sultanım sende olmasan ne yapardım ben fıstığım benim.
Şimdi bu kraldan çok kralcı şöyle oluyor;
ortada bir kral var, bu kral ota boka karışmaz ve halkı mesut yasasın ister. vergi istemez, yasak koymaz vs. ama bunun yanında çalışan birkaç orospu evladı vardır ki, "aman halka şu vergiyi koyalım da kralımız mutlu olsun" aman "halkımıza şöyle yasak getirelim de kralın götü tavana deysin" gibi yaklaşımlarla halka zulm ederler. işte bu tiplere kraldan çok kralcı denir. genellikle halk arasında kralcılara "götveren, ibiş, a.g orospu evladı" denilse de bu içten söylenir. zira kralcı ibişler pozisyonları gereği üst makamlardadır. yok alt makamda olanlar ise kısa zamanda üst makama çıkma hevesindedir. nitekim başarılı da olurlar. zira kralcılık mesleği devam etmezdi bu güne kadar.
şu anda içinde bulunduğum kurumda yer alan bir kaç kralcı götveren nedeni ile yazdığım bu küfür dolu entry için gelecek nesillerden özür dilerim efenim."
Yorum ( 2 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|
Kızlar hakkında

Gümbürtülü bir günün son dakikalarını yaşarken sessizlik huzur ve yanlızlığın sefasını sürüyor Murat.İnternetimizin kutsal bilgi kaynağındaki yeni konulara şöyle bir göz gezdirdim.Bir başlık dikkatimi çekti.Aslında her başlık dikkat çekici de ele alınan konuların faktörleri degersiz olunca es geçiyorum.Başlık gerçekten göz alıcıydı "kızlar hakkında anlaşılamayan şeyler"Böyle bir başlığa tıklamadan geçmek helede bir erkekseniz mümkün değil.Kızların davranışları ve sosyal yapıları hakkında gerçekten çok ilginç detaylar yakalamışlar hemen bir kaç tanesini ele alıyorum blog umda gerçekten çok enteresan...
"Küçücük çantalarına eldivenden merdivene bir sürü ıvır zıvırı basarıyla sığdırabilmeleri"
Yorumum: Katılıyorum isviçre çakısı gibi çantaları var.Bisküvitten tut aynaya her türlü zamazingoyu bulabilirsiniz...Bayat bayram şekeri sık rastlanan vakkalardan 
"Hiç kimseye yüz vermemeleri,ya herkes bana bakıyo ne abaza bu erkekler diye şikayet etmeleri fakat yine de o bakmadıkları,ilgisinden rahatsız oldukları erkekler için kozmetik mağazalarına servet yatırarak ayna başında saatler harcayarak süslenip püslenmeleri"
Yorumum:Yorumsuz,Tamamen doğru nasıl bir içgüdüyse...
"cep telefonu, dvd, bilgisayar gibi cihazları nedense bi türlü kullanmayı öğrenememeleri"
Yorumum:Teknolojiyle iç içe olan hiç kız arkadaşım olmadı.Bilgisayarla ilgili "msn massenger hata verdi gönderemi basayım göndermeye mi?" bu tarz sorulara bile maruz kaldım
"mantık ve sebep sonuç ilişkisi göze alınarak düşünülünce anlaşılamayan şeylerdir"
Yorumum:Bir çok erkek bu yüzden aşk acısı çekmektedir:)
"önemli sayılacak bir çoğunluğunun kendisine çok kötü davranan, hayvana bile yapılmayacak muameleye tabi tutan erkeklere bağlanmaları kul köle olmaları."
Yorumum:Zor olan sevilir ya bazıları içinde ağır olan seviliyor:) LAN JALE! :)
"tuvalete niçin eşler halinde gittikleri"
Yorumum:İlginç bir detay daha.Tamamen doğru.5 kızla bir alışveriş merkezine gidin.Wc nin önünde bir bakmışınız yapayanlızsınız..
"bir erkekten ne kadar hoslanirsa hoslansinlar acik acik soyleyecek cesareti kendilerinde bulamamalari; hep dolayli yollara, hareketlere basvurmalari...guzel olanlari icinse butun erkekleri kendilerine hasta sanmalari..."
Yorumum:Bu yönde çok benciller belkide erkeklerin bu kadar tabirleriyle hayvanlaşmasının sebeleri de onlar...
"soğuk ve yağışlı havalarda bizim kıçımız donarken mini etekle gezebilmeleri."
Yorumum:Her kış dondurucu soğukta böyle kadın gördüğümde "kafayı yemiş lan bu" üstüne güzel degilse bu lafıda yer "bacaklarını açtın ne oldu bu surat olduktan sonra"derim yani![]()
Yorum ( 3 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|
Önyargının kaybettirdikleri

Herkesin kendine göre bilgi birikimi,tecrübeleri ve hayata karşı bir duruşu vardır ve bunlara dayanarak her zaman kendimizi farklı görme içgüdüsüne kapılırız.Bu bir çok insanda var.Ben hep insanları tanımaya çalışmak yerine tamamen kendi düşünlerimden ve bakış açımdan yola çıkarak,karşıdakinin tavırlarından onun nasıl birisi olacağını,yaptığı davranışlardan sonra beynimde onu nasıl yer ediceğimi hep kıt hislerle karar vermeye çalışmışımdır.Yani ben adamı gözünden tanırım olgusu :D Bu düşünceye takılmış durumdayım.Acaba böyle bir şey varmı birisini anlamak yerine onun hareketlerinden notunu vermek.Böyle bir şey olsa bile acaba ne kadar doğru…
Bunun üzerine biraz kafa yordum ve hatalı olduğumun farkına vardım ( blog yazmanın faydaları düşünceleriniz dökerek,yoğurup fikirlerinizz pekiştiriyorsunuz )
Karar verdim bu huyumu bu aralar terk etme çabasındayım belki kazandırdığı çok şey olmuştur ama acaba kaybettirdikleride olmuşmudur demekten kendimi alamadım.
Düşündüm… Galiba bana kaybettirdiği şeyler şuydu…
*Çevereme bakıyorum hep benim kafadan insanlar farklı düşünceler sahip farklı görüşlere sahip insanları yakından tanıma şansını elde etmemişim…Biletini kesmişim o an…
*Bu davranışın bir olumsuz tarafıda hayata karşı tamamen ön yargılı bakıyorsunuz ve kendinize çizdiğiniz sınırlar,kurallar içinde yaşıyorsunuz.Bu da farkında olmadan kalıp insan olmanızı sağlıyor
*Farklı düşünceler karşısında tepkinizi koyup insanların sizi benimsemesini sağlayamıyorsunuz ve sonucunda kendine güveniniz azalıyor…
Mış,miş,muş, muş böyle uzayıp gider.Bu kafamdaki kalıbı değiştirmek için artık bir çaba sarfetmenin zamanı geldi…
Önyargısız bir dünya için kendinden başlaman gerek….
Bu hikayeyle bitirsek konu daha iyi anlaşılır :) (Çok zor işim)
Uzaklarda bir köyde dul bir kadın bebeği ile yaşamaktadır.
Dağda bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.
Yanlızlığı giderecek bir arkadaştır gelincik.
Evcil bir hayvan olmasa da uysaldır.
Bebeğe de alışmıştır.
Bir gün anne eve döndüğünde bakar ki gelinciğin ağzı kan içindedir.
Anne çıldırırcasına gelinciğe saldırır ve öldürür.
O sırada yandaki odadan bebeğin sesi duyulur.
Anne odaya yönelir... Orada beşiğin içindeki bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.
"İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, benim atomu parçalamamdan çok daha zor." Einstein
ÖFF bbe Enstain babaya bak beeee....
Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|




















